Dergimizin yeni formatındaki bu üçüncü sayısı için “Türkiye’nin rejimi, emperyalizm ve Holdingci Güçler” temasını belirledik. Bu tema karma bir içerik gerektirdi. Bir yandan geçen sayıda başladığımız emperyalizm tartışmasını sürdürdük, öte yandan da Komite Dergisi çevrelerinde başlattığımız holdingci güçlere karşı ifşa ve propaganda faaliyetinin kuramsal bazı köşe taşlarını ifade etmek istedik. Yazı seçimi bu anlayışla yapıldı ve doğallığında emperyalizm ve holdingci güçler bağlamında Türkiye’nin rejimine dair tespitlerimizi ve bu doğrultuda bu rejime karşı mücadelenin bazı yol işaretlerine değindik. Tabi bu arada üçüncü sayının gecikmeyle çıktığını da hatırlatalım, gecikmenin bir nedeni de geçenlerde yayınladığımız Holdingci Güçler broşürünün hazırlığıdır. Okuyucuya bu sayıdan önce çıkardığımız bu broşüre de muhakkak göz atmasını öneririz. Bu sayının altını çizmek istediği noktalar iki yayın birlikte okunduğunda daha iyi anlaşılacaktır.
Türkiye’nin rejimi bugün tabi her haliyle çürümenin bütün belirtilerini gösteriyor ve bu yüzden hem devletin hem toplumun her tarafından pis kokular yükseliyor. Bu arada da bölgesel gelişmeler karşısında ters ayakta yakalanmamak üzere, rejim ülkenin en tarihsel ve köklü sorunlarından birini yani Kürt halkının anayasal statü talebine demokratik çözüm üretememe sorununu Terörsüz Türkiye adı altında yürüttüğü içi boş gözüken bir program doğrultusunda kendi belirlediği bir siyasal kulvara sokmaya çalışıyor. Bu program hem emperyalist merkezin bölgeye dair tahayyülüyle hem de o tahayyülün politik ekonomisiyle kendi kısa vadeli beka arayışlarını uyumlulaştırma çabasına dayalıdır, bu haliyle de bölge halklarının barış içinde birarada yaşama idealinin uzağındadır.
Tabi ki bu programa Kürt Özgürlük Hareketi kendi taktik ve stratejileri doğrultusunda bir yanıt üretir ama Cumhur İttifakı iktidarının ömrünü uzatma gayesine su taşıdığı oranda bu programı ifşa etmek bizim görevimizdir. Daha da önemli ve sayının temasıyla da bağlantılı olan husus Suriye’de gözlemlenen ve Terörsüz Türkiye gündemi ile de dolaylı paralelliği olan siyasal dizilişin Irak’ı istikrarsızlaştırarak İran’a emperyalist müdahale olasılığını arttırıyor olmasıdır. Buna karşı antiemperyalist karakterli bir barış mücadelesi de gündeme gelmelidir ve bu mücadelenin kuvvetli bir holding karşıtı boyutu olmalıdır. Her emperyalist müdahale de gerek yeniden inşa, gerek doğal kaynakların yağmalanması, gerekse de proleterleşme süreçlerinden emperyalist merkezin alt taşeronu olarak kar elde etmeyi hedefleyen Türk sermaye sınıfıyla bu boyutta da hesaplaşmak gerekir.
Bu sayıda özellikle “Egemenler Savaşı” başlıklı yazıda bu mücadelenin görevlerine dair tespitlerimizi dile getiriyoruz, böyle bir kitlesel mücadelenin inşasının gerektirdiği çoklu politik sorumlulukları vurguluyoruz. Bunlar arasında herhalde en kritik olanı bir siyasal güç inşası ihtiyacıdır. Böyle bir güç inşası ihtiyacı için sorumluluk almaya hazırız ve alacağız. Emekçi halkımızı çitleyen o büyük siyasal, sosyal ve iktisadi örgütlenmenin yani Holdingci Güçlerin karşısında ona kafa tutmaya cüret edebilecek kitlesellik ve cesamette ve tabi ki cesarette bir toplumsal örgütlenmeyi hayata geçirebilmeliyiz. Toplumsal iktidarı hedefleyen bu toplumsal örgütlenmenin olmadığı koşullarda her direniş, her grev, her işyeri işgali, her kalkışma bölgesel, sektörel kalmaya ya da düzen muhalefetinin yelkenini eleştirel bir mesafe olmadan şişirmeye mahkûmdur. Açıkçası bu sayının temasının biraz da bu politik tespitin kuramsal arka planının açıklanma amacıyla belirlendiğini de belirtmek isteriz.
Komite Dergisinin bu üçüncü sayısındaki diğer yazıların bir kısmı, emperyalizm ve holdingci güçlerin tandeminde işçi sınıfına ve yurttaş haklarına karşı yapılan saldırıyı ifşa ve analiz ediyor. Emperyalizmin çağdaş sistematiği içinde ideolojik mücadele ve devletin kurumsal mimarisinin dönüşümüne dair değerlendirmelerin bulunduğu yazılara da yer verdik. Bunların yanı sıra güncel siyasetle ilintili olarak barış sürecinin ekonomi politiğini serimleyen bir makaleyi de yayınladık. Tabi holdingci güçler tanımımızın arka planındaki siyasi tespitlerimizi ortaya koyan yazılar da var. Yukarıda belirttiğimiz gibi bu süreçteki siyasi görevlerimizi ise “Egemenler Savaşı” yazısında ortaya koyduk. Komite Dergisi bu görevler doğrultusunda eğitim ve propaganda faaliyetine devam edecek. Tüm dostlarımıza iyi okumalar dileriz.
Dergimizin 36. sayısına görseldeki dağıtım noktalarından ulaşabilirsiniz veya aşağıdaki bağlantıdan online sipariş verebilirsiniz.











