Tahir Çetin: Soma’da Toplumsal Muhalefet Güçlendi, Siyasi İnşa Sürecine Girmek Gerekiyor

2014 yılında yaşanan Soma katliamından sonra çeşitli maden ocaklarında 3500 işçi tazminatsız bir şekilde işten atılmış ve sarı sendika, devlet, patron iş birliği ile yıllardır işçiler oyalanmıştı. Yıllardır süren örgütlenme faaliyetiyle Soma’da Bağımsız Maden İş Sendikası kuruldu ve maden işçilerinin haklarını alabilmeleri için bir direniş örgütledi. Tazminatlarının verileceği sözü ile bitirilen direniş ve sonrası üzerinde Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Tahir Çetin ile konuştuk.

Bağımsız Maden İş Sendikası öncülüğünde Kırkağaç’ta 3500 tazminat mağduru maden işçisini temsilen 32 günlük bir direniş gerçekleştirildi. Direniş tazminatların ödeneceği sözü ile bitirildi. Direnişe ve sonrasına dair neler söyleyebilirsiniz?

31 Aralık’a kadar dilekçelerin toplanması gerekiyordu ve toplandı. Bir de şöyle bir şey vardı. Dilekçelerin bir kısmını Türkiye Maden İş Sendikası topladı ancak onların dilekçeleri kabul olmadı. Bunun sebebi ise dilekçenin başında iki başlık olmasıydı. TKİ ve TMS diye iki ayrı başlık ile almışlar dilekçeleri ancak o şekilde istenmiyordu. İşçilere gereken uyarıyı yapmadılar. Dilekçeleri verme esnasında da bir olay yaşadık. TMSF Soma Holding’in mallarına el koymuştu. Malların satılmamasına dair bir protokol imzalandı 5 sene önce. Ancak şimdi tazminatların ödeneceği söylenince bu mallar apar topar kaçırılmaya çalışıldı. Biz de bunun üzerinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk. Şimdi bu sürecin takibindeyiz. Bir taraftan direniş esnasında işçiler Türkiye Maden İş Sendikası’ndan istifa etmeye başlamıştı. Sendika ise işçilerin istifasını engellemek için bir A4 kâğıdına TİS yapıyoruz diyerek bir sürece girdi. Bunların ardından işçilerin maaş bordroları gelince bu vaatlerin hiçbirinin uygulanmadığını gördük. SSK dokümanlarına bakınca ise uygulandığını gördük. İşçi arkadaşlarımız bunun üzerine sendikamıza geldi ve durumu anlattı. Biz de bu süreci hem kamuoyu ile paylaştık hem de yetkili kişilere bildirdik. Süreci takip ediyoruz.

Tazminatların ödenmesi için yasa çıkacağı söylenmişti. Yasanın çıkması süreci nasıl ilerliyor?

Manisa Milletvekili Özgür Özel konu ile ilgili önergeyi sundu. Diğer partiler de bu yasada ortaklaşmayı önermiş. Tüm siyasi partilerin ortaklaştığı bir torba yasa çıkacağı söyleniyor. Ancak Eynez’de çalışan ve dilekçe verilen arkadaşlarımızın tazminatlarının ödeneceği kesinleşti. 2200’e yakın maden işçisinin alacağı kesinleşti. Ancak Atabacası, Işıklar ve Uyar Madencilik için torba yasa bekleniyor. Bunun için işçi arkadaşlarımızın kararı ile 22 Ocak’ta kazanımlarımızın takipçisi olduğumuz yönünde bir eylem yapılması kararı alındı. Eylem maden işçilerinin yoğun katılımıyla Soma’da gerçekleşti. Hükümet Meydanı’nda basın açıklaması yaptık ve ardından işçi arkadaşlarımızla sendikamıza geçerek toplantı gerçekleştirdik. Toplantıda aldığımız karar, 16 Şubat günü binlerce maden işçisiyle TKİ Müdürlüğüne yürüyerek son uyarı eylemimizi yapmak oldu.

Oku  Sorumluluğa davet

Direnişten sonra Soma’daki siyaset atmosferinde bir değişiklik oldu mu?

Direniş sonrasında Soma halkının sendikaya bakışı oldukça olumlu oldu. Şuanda Soma’da termik santral ile ilgili bir süreç başladı. 2000 senesinde Soma’daki madenler ve termik santral kamuya aitti ancak maalesef Soma’daki insanlar AKP ve Türkiye Maden İş Sendikası perdesi ile baktığı için madenlerin özelleşmesi kolaylaştı. Ardından 301 maden işçisi arkadaşımızı kaybettik. Katliamın sebebinin bu olduğunu arkadaşlarımıza da açıkladık. Termik santrallerin özele verilmesiyle birlikte yıllardır Soma’nın havası kirletildi. Şimdi durum şuna geldi; ya havanızı kirleteceğiz ya da soğuktan donacaksınız. Soma’nın halkı ise artık şunu söylüyor: “Sen bizi ne üşütebilirsin ne zehirleyebilirsin. Biz kendimiz ısınırız ancak havamızı kirletmene izin vermeyiz.” Bir eylem çağrısı için ilk baktıkları yer bizim sendikamız oldu. Soma halkının bize bakışının umutlu olduğunu, sokağa hâkim olanın artık Bağımsız Maden İş Sendikası olduğu düşünüldüğünü söyleyebiliriz. Sorunlara hâkim olduğumuzu ve çözecek alternatifler üretebileceğimizi düşünüyorlar.

Soma’da toplumsal muhalefetin güçlendiği bir durum var diyebilir miyiz? Öyleyse bu muhalefetin büyümesi için Soma’da ne yapılması gerekir?

Soma’da toplumsal muhalefet güçlendi diyebiliriz ancak bunu güçlendirmek ve siyasi bir inşa sürecine girmek gerekir. İşçilerin haklarını aradık, sokağa çıktık diyebiliriz. Ancak bu maden işçilerinin tazminatları ile sınırlı olmamalı.  Somalı çocukların kreş ihtiyacı var mesela ya da insanların sosyal alanlara ihtiyaçları var. Bunların hepsini yaratabilecek siyasi bir güç oluşturmak lazım.  Bu bölgedeki insanlara sadece Soma özelinde de bakılmaması lazım. Akhisar, Kırkağaç, Savaştepe, Kınık, Bergama gibi birçok yerden gelen maden işçisi var. Bu maden işçilerinin hepsini kapsayan bir mücadele örgütlenmesi lazım.

Türkiye’deki diğer maden havzalarında durum nasıl?

Direniş çadırımızı kaldırdıktan sonra Türkiye’deki tüm madencilerin örgütlenmesi için şehir şehir dolaşıp toplantılar organize etmeye çalıştık. Kırkağaç’taki direniş herkese umut oldu ve bu bizi daha çok mutlu ediyor. Bu mücadeleler sadece ekonomik alanda değil, siyasal alanda da yürütüldüğünde önümüze daha başka tablolar çıkacağını artık maden işçileri biliyor.

*Bu yazı Komite Dergisi’nin Şubat 2020 tarihli 17. sayısında yayınlanmıştır.